sina etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sina etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Haziran 2020 Salı

Tektaş Yüzük Alırken Nelere Dikkat Etmeli?


Bir tektaş yüzük alırken dikkat edilecek pek çok husus vardır. Şimdi bu konuları biraz ele alalım.

Tektaş yüzük günümüzde evlenme tekliflerinin vazgeçilmez bir parçası, sevginin sonsuz ve ölümsüz olduğunu göstermek için elmastan daha iyi bir sembol düşünülemez zaten. Peki, bu sevgimizi temsil edecek olan pırlantayı seçerken nelere dikkat etmeliyiz. Elbette ömür boyu taşınacak bu sembolü alacağımız yer çok önemlidir. Şimdiye kadar güven konusu üzerinde çok duruldu ve hep ön madde olarak ele alındı. Kaç kırat olmalı? Hangi renk daha iyi? VS mi olmalı SI mı? Bu soruları gidermek için kurumsal firmalar kendi güvencesini taşıyan sertifikalar düzenlemeye başladı. Bununla birlikte uluslararası geçerlilikte uzman görüşünü sergileyen lobaratuvar sertifikaları hayatımıza girdi. Bu sertifikalar yalnızca tarafsız bir uzman tarafından pırlantanın incelenip hangi sınıfa ait olduğunu göstermektedir. Bunu bir araç satın alırken ekspere göstermek gibi düşünebilirsiniz. Emin olun bundan bir farkı yoktur. Bir uzmanın incelemesi tabii önemli bir yol göstericidir. Ama burada sertifikadan çok önemli bir konu var aslında, satış sonrası hizmet. Önceliği uluslararası sertifikaya vererek büyük bir hata yapmaktayız. Sertifikada yazanları dikkate alarak pırlanta almak bir hatadır. Her perakende tüketimde olduğu gibi pırlantada da satış sonrası hizmet önemli bir yer almaktadır. Pırlanta, sırf sertifikasına kanılarak yarın bir gün ulaşamayacağınız veya ulaşabilseniz bile bir muhatap bulamayacağınız yerden alınacak kadar basite indirgenmemelidir. Kurumsal firmalar satış sonrası bakım temizlikten, ürün iade ve değişimine kadar pek çok konuda hizmet vermektedir. Bu konuda gene en iyi hizmeti sunan Sina Pırlanta satış sonrasında 2 yıl boyunca ücretsiz bakım ve temizlik hizmeti vermektedir. Satış sonrasındaki hizmetleriyle de Sina Pırlanta mücevherat sektöründe en iyi hizmet kalitesiyle farkını ortaya koymaktadır.



Kaç kıratlık bir tektaş yüzük olması gerektiği daha ziyade tercihe bağlıdır. Kimisi zarif, parmak ölçüsüne göre bir tektaş seçerken kimisi gösterişli bir tektaş seçebilir. Bu görünüm farkı pırlantanın boyutu kadar pırlantanın yüzüğe tutturulan (tırnak dediğimiz) kısmının biçimiyle de sağlanabilir. Zarif model isteyenler genelde tel tırnak vaya ince takoz tırnakları tercih etmektedir. Bu modellerde taş daha ön planda olmakla birlikte kullanıcıların gözünde bazen "ince tırnakta pırlanta düşebilir" diye bir endişe oluşturmaktadır. Çok rahatlıkla söyleyebiliriz ki usta ellerde mıhlanan pırlantalar günlük kullanımda kesinlikle düşmez. Tektaş yüzükteki pırlanta elinizin bir yere çarpması ile düşmez, düşebilmesi için parmağa hasar verecek kadar bir kaza olması gerekir. Badem, mekik ve kalın takoz gibi tırnak çeşitlerinde ise daha kalın tırnak yüzeyi vardır ve bu yüzeylerin  pırlantaya yakın parlamasıyla pırlantanızın daha büyük bir görünüm kazanmasını sağlar. Yüzüğün tırnak yapısının haricinde gövde kısmı ise zevk ve tercihlere göre çeşitlilik göstermektedir. Perakende hizmet vermeye başlamadan önce pek çok firmaya montür temin ettiği için Sina Pırlanta'da yüzük modellerinde en geniş yelpazeyi bulabilirsiniz.
                             

Pırlantada renk tercih ederken popülarite ağır basmaktadır. Pırlantanın renklerinde en üst sınıf D'dir. Dikkatinizi çekmek isterim "en üst sınıf" olarak nitelendiriyoruz, "en iyi sınıf" olarak değil. Maalesef ufak bir fark çok büyük sonuçlar doğurabiliyor. Beyazlık bakımından en üst sınıf D olarak kabul görüyor ama bu onun daha iyi olduğunu değil daha ziyade daha ender olduğunu göstermektedir aslında. Ender olması nedeniyle de fiyatı artmaktadır. Pırlantanın parlamasına kesim kadar etkisi olmamasına rağmen sanılanın aksine uzmanlar D rengi değil G - H - I tonlarında daha canlı bir parlama olduğunu savunmaktadır. Yine belirtmekte fayda var ki bu belki de ancak uzman bir gözün ayırt edebileceği kadar ufak bir farktır. Kısaca diyebiliriz ki bir pırlantanın rengi daha ziyade nadirliğini belirtmektedir.

Pırlantada berraklık konusunu ise, pırlantanın içinde bulunan "doğanın parmak izleri" olarak nitelendirmek çok doğrudur. Ticareti sıklıkla yapılan VS - SI - PIQUE sınıflarından bahsetmemiz yeterli olacaktır burada. Bu konuyla ilgili detaylı bilgiye buraya tıklayarak erişebilirsiniz. Burada kısaca diyebiliriz ki, VS sınıfı bu üç sınıf içinde gene daha ender olduğu için değerlidir. SI sınıfındaki taşlar miktar olarak daha fazla olmakla birlikte diyebiliriz ki, VS ile SI arasındaki farkı çıplak göz ile ayırt etmek mümkün değildir. Lup adı verilen büyüteçlerle baktığımızda ancak içindeki izlerin boyut farkını görebiliriz. Pique sınıfında olan taşların içindeki izleri lup kullanmadan da görme ihtimalimiz vardır. Berraklık sınıfının en alt tabakası olması sizi yanıltmasın, ticari olarak değerlidir. Çünkü yeryüzünden çıkarılan elmasların büyük bir çoğunluğu endüstride kullanılmaktadır. Pique sınıfı sanıldığı gibi en kötü elmaslar değillerdir. Mücevher kalitesindeki elmaslar içinde berraklık olarak alt sınıftadır sadece.

Hepsini kısaca özetleyecek olursak; Bir tektaş yüzük alırken öncelikle bir bütçe belirlediyseniz, o ücrete alınabilecek en büyük taşı hedeflemek daha doğru olacaktır. Kabaca örnek verecek olursak, 0.30ct E VS bir pırlanta almak yerine 0.40ct G SI bir pırlanta almak daha çok tercih ediliyor. Yüzüğün modeli de artık zevkinize kalmış.




Pırlanta eğitimlerimize katılmak için başvuru formundan veya egitim@sinapirlanta.com mail adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz

21 Ağustos 2019 Çarşamba

Elmas Neden Değerlidir?

Elmas, yüzyıllar boyu insanların farklı anlam ve değerler yüklediği bir cevherdir. Bunun başlıca nedeni elbette ki onun sertliği ve dayanıklılığıdır. İnsanlar elmasın sertliğini fark ettikten sonra onu gücün ve yenilmezliğin sembolü olarak görmeye başladılar. 

Bu yüzden daima; onu elinde bulunduranın gücünü sergilemiştir. Tarih boyunca da, hükümdarların gücünü temsil eden elması elde edebilmek için pek çok savaşlar yapılmıştır. Büyük elmaslar çok daha ender bulunduğu için kayıt altına alınmıştır. Ancak bunlardan bazılarının kayıtlı olduğu halde yeri bilinmemektedir. Bunun nedeni; çalınmış veya kaybolmuş olmasıdır. Çalınan elmasların bazıları daha farklı şekillerde kesilerek ve çeşitli işlemlerden geçirilerek formu değiştirilmiş, tanınmaması için daha küçük taşlara çevrilmiştir. Böylece değer kaybetmesine rağmen elmas; temize çıkartılmıştır. 

Örnek olarak; kayda alınan 147 kırat "Turkey 1" adında Osmanlı hanedanlığında bir elmastan bahsedebiliriz. Hanedanlık dağıldığında bu elmasa ne olduğu bilinmemektedir. Aynı ağırlıkta bilinen başka bir elmas olmadığı için de bir koleksiyoncuda sergilenmeden muhafaza edildiği veya işlenerek farklı boyutta satıldığı ihtimaller içindedir.

Elması ancak başka bir elmasın kesebildiği fark edilince işlenerek; parlaklığı(yansıyan ışık miktarı) ile ışık oyunları(lostra, dispersiyon) ön plana çıkartılmış oldu. Elmasın; diğer hiçbir değerli taşta olmayan ışıltısı, pırlanta kesimi ile en üst seviyeye ulaşmıştır ve elmas nadir bulunduğu için de iktisadi olarak değerine değer katar.

Her topluluk elmasa farklı bir anlam yükledi. Yunanlılar tanrıların gözyaşı olarak nitelendirdiği elmas; Romalılar içinse yıldız parçacıklarıydı. Aşk tanrısı Eros’un okunun ucunda da elmas olduğuna inanılmaktadır. Zarar verilmesi zor olduğu için ölümsüzlüğün sembolü haline gelmiştir. Günümüzdeyse aşkının ölümsüzlüğünü ifade etmek isteyenlerin büyük ilgisini görüyor elmas. Tarihte ilk defa 1477'de Avusturya Arşidükü Maximilian, nişan yüzüğü olarak Prenses Mary’e elmas taşlı yüzük hediye etmiştir. 

*Engagement ring of Mary of Burgundy(Burgundy prensesi Mary'nin 
nişan ve evlilik yüzüğü)


Eski Mısırlıların mitolojik hikayesine göre “vera amoris” adı verilen aşk damarı, sol elin yüzük parmağından kalbe gitmektedir. Bu nedenle de alyansların bu parmağa takıldığı bilinmektedir. 

Elmasın kullanım alanı çok geniştir. Özellikle endüstride yaygın kullanılır ki çıkarılan elmasların %80’inden fazlası endüstriyel amaçla kullanılmaktadır diyebiliriz. Elmasın madenciliği zor ve meşakkatlidir. Uzaydan görülebilen madenler spiral bir şekilde derinleşmektedir. Madenlerden çıkartılan topraklar; başka bir bölüme taşınır. Ardından bu işlem alanında, elmaslar elenerek kayaçlardan ayrıştırılır. Bir kırat elmas elde edebilmek için yaklaşık beş ton toprak işlenmektedir.
Elmasın aykırı özellikleri de vardır. Karbon organik kökene işaret ederken saf karbondan oluşan elmas inorganik yapıdadır. Elmasa renk ve berraklık sınıfı olarak özel tanımlamalar yapılmıştır, hatta elmasın ham haliyle işlenmiş halinin renk tanımları mineralojik ve gemolojik olarak ayrılmaktadır. Ametaller ısıya karşı yalıtkan iken; elmas ametalik olmasına rağmen çok iyi derecede bir ısı iletkenidir. Diğer değerli taşlar işlenirken suyla soğutma işlemi yapılır fakat elmas ısıyı ilettiği için soğutma işlemi yapılmamaktadır. 

Ayrıca bir elmas ortalama bir insandan daha fazla ülke gezmiştir. Çünkü elmasın çıkarıldığı ülkeler ile işlendiği ülkeler farklıdır: Kanada, Angola, Botsvana, Rusya, Güney Afrika, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Avustralya ve Namibya başlıca elmas çıkarılan ülkelerdir. Hindistan, Belçika ve İsrail gibi ülkelerde ise elmas kesimi yapılmaktadır. Başlıca elmas ticaret merkezleri ise Dubai, Hindistan ve Belçika'dır. Bu ülkelerden dünyanın her yerine satışı yapılmaktadır.


Pırlanta eğitimlerimize katılmak için başvuru formundan veya egitim@sinapirlanta.com mail adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Tektaş Yüzük Alırken Nelere Dikkat Etmeli?

Bir tektaş yüzük alırken dikkat edilecek pek çok husus vardır. Şimdi bu konuları biraz ele alalım. Tektaş yüzük günümüzde evlenme teklifl...