elmas hakkında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
elmas hakkında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ağustos 2019 Cuma

Pırlantanın 4C’si – Carat

Carat: 

Elmasın büyük boyları çok daha nadir bulunduğu için bir pırlantanın değerini belirlemedeki en önemli faktör ağırlığıdır. Bildiğimiz gibi elmasın geçmişi çok eskiye dayanır, insanoğlu matematiksel olarak bir ağırlık birimi belirlemeden önce bile bu denli küçük ve hafif taşları ölçerdi. Eşit kollu terazinin bir kefesine elması, diğer kefesine ise keçiboynuzu çekirdeği konulurdu. Kaç tanesine denk geldiğine bakılarak tartılırdı. Keçiboynuzu çekirdekleri ağırlık bakımından birbirine çok yakın değerlere sahiptir. Bir rivayete göre “ceratonia” başka bir rivayete göre de “carob” olan çekirdeğin ismi zaman içinde kırat haline gelmiştir. Ağırlık birimi olarak da gramın beşte biridir. Yani; 1.00 gr = 5.00 ct literatürde virgülden sonrası “point” yani “puan” olarak geçer, çarşıda ise altından alışılagelmiş olarak “santim” denilmektedir. Örnek: 0,45 ct = 45 puan = 45 santim


 


Kırat ile Karat Arasındaki Fark

Kırat, gramın beşte birine denk gelen mücevher sektöründe kullanılan bir ağırlık birimidir. Karat ise altının saflık değerini gösteren bir terimdir. Örnek: 18K – 14K olarak sıkça karşımıza çıkar. Ülkemizde ayar olarak bahsettiğimiz için çok karıştırılmasa bile İngilizce de carat ve karat aynı şekilde okunur ve ikisi de mücevher sektöründe kullanılan terimler olduğundan bir karışıklığa neden olmaktadır. Biz konuşurken karat deriz ama Türk Dil Kurumu karat diye bir kelimeyi tanımamıştır. Altının saflığını ifade eden “Karat” kelimesine “Ayar”, değerli taşların ağırlık birimi olan “Carat” kelimesine de “Kırat” karşılığını vermiştir.






Pırlanta eğitimlerimize katılmak için başvuru formundan veya egitim@sinapirlanta.com mail adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.


Elmasın Oluşumu


  • Elması Tanıyalım
Elmas; karbon modifikasyonlarından biridir. 1772’de Fransız kimyacı Antonie Lavoisier, elması yakıp yalnızca karbondioksit gazının çıktığını gördüğünde elmasın saf karbondan oluştuğu kanaatine varmıştır. 1797’ de ise İngiliz kimyacı Smithson Tennant bu deneyi tekrarlayıp ayrıntılayarak yanan elmas ve grafitin aynı miktarda gazı serbest bıraktığını gösterdi. Böylece elmas ve grafitin kimyasal denkliği keşfedilmiş oldu. İkisi de saf karbondan oluşmaktadır, onları birbirinden ayıran özellik ise karbonlar arasındaki bağ türüdür. Grafitte karbonlar iyonik bağ kurarken elmasta kovalent bağ görülmektedir, bu da elmasın daha sert ve dayanıklı olmasına neden olur.



Karbonların elmas yapısına gelmesi için yüksek sıcaklık ve yüksek basınç gerekmektedir. Bu yüzden üst manto sınırında yer kabuğunun altında oluşur. Yeryüzünün yaklaşık 150 kilometre altında magmadan aldığı yaklaşık 1200℃ sıcaklık ve yer kabuğunun uyguladığı yaklaşık 60 tonluk basınçla birleşince; elmas oluşabilmektedir. 

Elmasların oluşum yaşının 1 milyar ile 3 milyar yıl arasında olduğu düşünülmektedir. Dünyada bulunan elmasların hepsi yer kabuğunun altında oluşmaz. Gök taşlarının da karbon içerdiği, dünyamıza düştüğü bölgelerde de elmas tespit edildiği bilinmektedir ve bunların atmosferimize girişi esnasında maruz kaldığı basınç ve sıcaklıktan diğer pek çok elementi yakarken, karbonlar elmas yapısına geçebilmektedir. Ancak bunlar genelde 1 milimetreden bile küçüktür.






Pırlanta eğitimlerimize katılmak için başvuru formundan veya egitim@sinapirlanta.com mail adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.



21 Ağustos 2019 Çarşamba

Elmas Neden Değerlidir?

Elmas, yüzyıllar boyu insanların farklı anlam ve değerler yüklediği bir cevherdir. Bunun başlıca nedeni elbette ki onun sertliği ve dayanıklılığıdır. İnsanlar elmasın sertliğini fark ettikten sonra onu gücün ve yenilmezliğin sembolü olarak görmeye başladılar. 

Bu yüzden daima; onu elinde bulunduranın gücünü sergilemiştir. Tarih boyunca da, hükümdarların gücünü temsil eden elması elde edebilmek için pek çok savaşlar yapılmıştır. Büyük elmaslar çok daha ender bulunduğu için kayıt altına alınmıştır. Ancak bunlardan bazılarının kayıtlı olduğu halde yeri bilinmemektedir. Bunun nedeni; çalınmış veya kaybolmuş olmasıdır. Çalınan elmasların bazıları daha farklı şekillerde kesilerek ve çeşitli işlemlerden geçirilerek formu değiştirilmiş, tanınmaması için daha küçük taşlara çevrilmiştir. Böylece değer kaybetmesine rağmen elmas; temize çıkartılmıştır. 

Örnek olarak; kayda alınan 147 kırat "Turkey 1" adında Osmanlı hanedanlığında bir elmastan bahsedebiliriz. Hanedanlık dağıldığında bu elmasa ne olduğu bilinmemektedir. Aynı ağırlıkta bilinen başka bir elmas olmadığı için de bir koleksiyoncuda sergilenmeden muhafaza edildiği veya işlenerek farklı boyutta satıldığı ihtimaller içindedir.

Elması ancak başka bir elmasın kesebildiği fark edilince işlenerek; parlaklığı(yansıyan ışık miktarı) ile ışık oyunları(lostra, dispersiyon) ön plana çıkartılmış oldu. Elmasın; diğer hiçbir değerli taşta olmayan ışıltısı, pırlanta kesimi ile en üst seviyeye ulaşmıştır ve elmas nadir bulunduğu için de iktisadi olarak değerine değer katar.

Her topluluk elmasa farklı bir anlam yükledi. Yunanlılar tanrıların gözyaşı olarak nitelendirdiği elmas; Romalılar içinse yıldız parçacıklarıydı. Aşk tanrısı Eros’un okunun ucunda da elmas olduğuna inanılmaktadır. Zarar verilmesi zor olduğu için ölümsüzlüğün sembolü haline gelmiştir. Günümüzdeyse aşkının ölümsüzlüğünü ifade etmek isteyenlerin büyük ilgisini görüyor elmas. Tarihte ilk defa 1477'de Avusturya Arşidükü Maximilian, nişan yüzüğü olarak Prenses Mary’e elmas taşlı yüzük hediye etmiştir. 

*Engagement ring of Mary of Burgundy(Burgundy prensesi Mary'nin 
nişan ve evlilik yüzüğü)


Eski Mısırlıların mitolojik hikayesine göre “vera amoris” adı verilen aşk damarı, sol elin yüzük parmağından kalbe gitmektedir. Bu nedenle de alyansların bu parmağa takıldığı bilinmektedir. 

Elmasın kullanım alanı çok geniştir. Özellikle endüstride yaygın kullanılır ki çıkarılan elmasların %80’inden fazlası endüstriyel amaçla kullanılmaktadır diyebiliriz. Elmasın madenciliği zor ve meşakkatlidir. Uzaydan görülebilen madenler spiral bir şekilde derinleşmektedir. Madenlerden çıkartılan topraklar; başka bir bölüme taşınır. Ardından bu işlem alanında, elmaslar elenerek kayaçlardan ayrıştırılır. Bir kırat elmas elde edebilmek için yaklaşık beş ton toprak işlenmektedir.
Elmasın aykırı özellikleri de vardır. Karbon organik kökene işaret ederken saf karbondan oluşan elmas inorganik yapıdadır. Elmasa renk ve berraklık sınıfı olarak özel tanımlamalar yapılmıştır, hatta elmasın ham haliyle işlenmiş halinin renk tanımları mineralojik ve gemolojik olarak ayrılmaktadır. Ametaller ısıya karşı yalıtkan iken; elmas ametalik olmasına rağmen çok iyi derecede bir ısı iletkenidir. Diğer değerli taşlar işlenirken suyla soğutma işlemi yapılır fakat elmas ısıyı ilettiği için soğutma işlemi yapılmamaktadır. 

Ayrıca bir elmas ortalama bir insandan daha fazla ülke gezmiştir. Çünkü elmasın çıkarıldığı ülkeler ile işlendiği ülkeler farklıdır: Kanada, Angola, Botsvana, Rusya, Güney Afrika, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Avustralya ve Namibya başlıca elmas çıkarılan ülkelerdir. Hindistan, Belçika ve İsrail gibi ülkelerde ise elmas kesimi yapılmaktadır. Başlıca elmas ticaret merkezleri ise Dubai, Hindistan ve Belçika'dır. Bu ülkelerden dünyanın her yerine satışı yapılmaktadır.


Pırlanta eğitimlerimize katılmak için başvuru formundan veya egitim@sinapirlanta.com mail adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Tektaş Yüzük Alırken Nelere Dikkat Etmeli?

Bir tektaş yüzük alırken dikkat edilecek pek çok husus vardır. Şimdi bu konuları biraz ele alalım. Tektaş yüzük günümüzde evlenme teklifl...