16 Eylül 2019 Pazartesi

Dünyanın En Büyük Elmasları - Sierra Leone'nin Yıldızı


14 Şubat 1972 yılında Sierra Leone’nin Koidu bölgesindeki Diminco madeninde 968.9 kırat yani 193.78 gram ağırlığında bir elmas bulundu.  Mücevher kalitesindeki dünyanın en büyük dördüncü ham elması olma özelliğini taşımaktadır.


Sierra Leone'nin ham hali


“Sierra Leone’nin Yıldızı” adını alan taş 3 Ekim 1972 yılında dönemin başkanı olan Siaka Stevens tarafından ünlü kuyumcu Harry Winston’a 2.3 milyon dolara satılmıştır.

Ham haldeki "Sierra Leone'nin Yıldızı"nın incelenmesi


İlk önce 143.2 kırat ağırlığında zümrüt kesim büyük bir taş çıkacak şekilde kesildi. Taşın içinin dolu olması nedeniyle tekrardan kesilerek temiz kısmından 53.96 kırat armut şeklinde bir pırlanta elde edildi. 17 parçaya kesildiği bilinen elmasın tip 2a grubundan olduğu bilinmektedir. Karbonların arasına başka elementler girmediği için elmasın en beyaz halindedir. 


21.69 kırat ağırlığındaki "Star of Sierra Leone VI" olarak adlandırılan damla kesim pırlantanın GIA'den 2175703908 sertifika numarasıyla D VVS 2 olarak belgelendiği ve bir yüzükte yer aldığı bilinmektedir. Yaklaşık olarak 1 buçuk milyon dolar değer biçilmiştir.

Sierra Leone'nin Yıldızından kesilen 21.69 kıratlık damla pırlantanın olduğu yüzük




Kesilen taşların 6 tanesinin Harry Winston tarafından tasarlanan "Sierra Leone'nin Yıldızı" adını taşıyan bir broşta yer almaktadır. 

4.30 kırat ağırlığındaki markiz formundaki pırlanta GIA'den 2185202070 sertifika numarasıyla D VVS 1 olarak belgelenmiştir.

3.74 kırat ağırlığındaki markiz pırlanta ise 2185202200 D IF olarak GIA sertifikası almıştır.

3.25 kırat ağırlığındaki armut formundaki pırlantanın da 5182202198 numarasıyla D IF değerinde olduğu belgelenmiştir.

Diğer büyük taşların da 3.93 - 2.97 - 2.86 kırat ağırlıklarında markiz formunda pırlanta olduğu bilinmektedir.


"Sierra Leone'nin Yıldızı" adlı broş




Elmasın diğer parçalarına ilişkin net bir bilgi yoktur. 






Pırlanta eğitimlerimize katılmak için başvuru formundan veya egitim@sinapirlanta.com mail adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz

14 Eylül 2019 Cumartesi

Sentetik Elmas Üretim Teknikleri - CVD


Sentetik elmas üretimindeki bir yöntem de CVD (Chemical Vapor Deposition) kimyasal buhar birikimidir. Bu teknikte artık yüksek basınca gerek duyulmadan elmaslar büyütülebilmektedir. İşleme hazır hale getirilmiş elmas tohumları içeriğinde karbon olan bir gazla (genelde metan veya hidrojen gazı kullanılır) sıcaklık ve basıncın dengeleneceği mekanizmaya yerleştirilir. Burada mikrodalga veya lazer ışınlarıyla gazdaki karbonların ayrıştırılarak zemindeki elmas tohumlarıyla tepkimeye girmesi sağlanır. Dahil olan karbon miktarıyla elmas büyür. CVD yöntemiyle üretilen elmaslar HPHT yöntemiyle üretilenlere göre daha saf yapıdadır, bu yüzden de tip 2a gurubunda olurlar.



CVD yöntemiyle üretilen elmas örnekleri



CVD yöntemiyle daha büyük elmaslar elde edebilmek kolaylaştı. 5.19 kırat ağırlığında cushion cut (yastık kesim) CVD yöntemiyle büyütülmüş bir elması GIA inceleyip sertifikalandırmıştır.

CVD elmasa verilen GIA sertifikası örneği


CVD pırlantalar mücevher sektöründe yer edinmeye başlamıştır. Ancak bir elmasın CVD olduğunu saptamak için De Beers'in "Diamond View" cihazı gibi gelişmiş gemolojik cihazlar gerekmektedir. Tip 2a pırlantaları saptayan cihazlar piyasada daha çok bulunur ve kullanılır. Doğal elmasların binde biri gibi küçük bir oranı tip 2a grubunda olurken sentetik elmasların büyük çoğunluğu bu gruptadır. Bu büyük farktan dolayı da bir elmasın tip 2a grubunda olduğu anlaşılınca ticaretinden uzak durulmaktadır. Bu durum ülkemizde sentetik pırlantaların tespitiyle ilgili yeterli alt yapının olmamasından kaynaklanmaktadır. Yoksa tip 2a grubundaki her pırlanta sentetik değildir. Dünyanın en büyük elmaslarından olan Cullinan elmasının da tip 2a grubundan olduğunu unutmamak lazım.


CVD yöntemini anlatan animasyon




Pırlanta eğitimlerimize katılmak için başvuru formundan veya egitim@sinapirlanta.com mail adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

11 Eylül 2019 Çarşamba

Sentetik Elmas Üretim Teknikleri - HPHT


Sentetik elmas üretiminde kullanılan ilk teknik HPHT yani yüksek basınç yüksek sıcaklık yöntemidir. Bu yöntemin çalışma mantığı elmasın doğal oluşum koşullarındaki basınç ve sıcaklığı yapay bir ortamda sağlamaktır. Elmas tohumu denilen, işleme hazır hale getirilmiş bir elmas parçası ile karbon içeren başka bir madde hidrolik basınç ve yüksek sıcaklıkla işleme tabii tutulur. Bir çözücü yardımıyla karbon içeren metaldeki karbonlar ayrıştırılır ve sıcaklıkta hazır hale gelmiş olan elmas tohumuyla birleşmesi sağlanır. Böylece elmas tohumu git gide büyür ve istenilen seviyeye gelene kadar bu işlem devam eder.


HPHT tekniğiyle üretilmiş elmaslar


HPHT yöntemi ile karbon kafeslerindeki hatalarda giderilebilmektedir. Karbon dizilimindeki boşluklar ve kusurlar elmasta renklenmeye neden olabilmektedir. Literatürde bunlara renk merkezi denilir. Elmasın arzu edilen saf beyaz hale gelebilmesi için HPHT yöntemi ile karbonların dizilimi yeniden sağlanabilmektedir. Haricen farklı renklere de dönüştürülebilir. Yapılan işleme HPHT denilmektedir yalnız HPHT sentetik elmas ile HPHT renk muamelesinin karıştırılmaması gerekir.


HPHT yöntemiyle pırlantalar arzu edilen beyazlığa dönüştürülebilir


Pırlantalar sertifikalandırılırken renk muamelesi yapılıp yapılmadığı da incelenir. Saptanan bir işlem varsa renk kısmına şu an bulunduğu sınıf yazılır ve bir işaret bırakılır. Sertifikanın alt kısmında da bu işaretin açıklaması yer alır. 

HPHT renk muamelesi saptanan pırlantanın GIA sertifikası


Her ne kadar daha güzel bir görünüme kavuşsa da doğallığıyla oynandığı için maddi olarak değer kaybeder.




HPHT elmas üretim tekniği


Pırlanta eğitimlerimize katılmak için başvuru formundan veya egitim@sinapirlanta.com mail adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.






6 Eylül 2019 Cuma

Sentetik Elmasın Tarihçesi


Sentetik elmas, elmasın doğada oluştuğu şart ve koşulları sağlayarak laboratuvarda üretilmesidir. Elmasın saf karbon oluştuğu ispatlandıktan sonra bu alanda çalışmalar sıklaştı. Elmasın oluşumu için gereken şartları teknolojiyle sağlayana kadar farklı tekniklerle karbon içeren maddeler elmasa çevrilmeye çalışılmıştır.

İskoçyalı kimyager James Ballantyne Hannay 1880 yılında hidrojen ve karbondan oluşan parafini kemik yağı ve lityum ile bir kapta ısıtarak küçük elmaslar elde ettiğini iddia etmiştir. Bunun gibi pek çok bilim insanı farklı yöntemlerle elmas üretebildiklerini iddia etmiştir ancak hiçbiri doğrulanmamıştır.

Pek çok ülkenin önde gelen bilim insanları sentetik elmas üretebilmek için büyük servetler harcayıp zamanla başarıyı elde etmiştir. Kayıtlara geçen ilk sentetik elmas ise 16 Şubat 1953 yılında İsveç’in önemli enerji şirketlerinden biri olan ASEA (Allmänna Svenska Elektriska Aktiebolaget) tarafından elde edilmiştir. Başta üretilen elmaslar doğalından daha pahalıya mal oluyordu. Görünüm itibariyle de hoş olmadıkları için endüstriyel alanda kullanıldı ilk sentetik elmaslar. 1970 yılında ise General Electric mücevher kalitesinde elmas üretmeyi başardı.


Doğal ve sentetik elmasın oluşum şekilleri


Mücevher kalitesinde elmaslar üretilirken ortamda azot kullanıldığı için elmaslarda hem renk sınıfında hem de berraklık sınıfında kalite düşmesi gözlemlendi. Azotu saf dışı bırakarak üretimler yapıldı ancak bu sefer de oluşum süreci uzadı. Azotlu üretimlere geri dönmeyi tercih ettiler sonra.
Sentetik elmas üretimi bazı yerlerde elmas büyütme diye de geçer. Bunun nedeni, sentetik elmas üretmek için tohum denilen elmaslara gerek duyulmasıdır. İlk başta bir grafiti uygun koşullarda karbonlarla etkileşime sokarak hem grafitin elmasa dönüşmesi hem de fiziki olarak büyümesi sağlandı. Daha sonra grafit yerine tohum olarak elmas kullanıldığında kristal yapısının daha iyi olduğu fark edilince elmas tohumlar kullanılmıştır. Yani aslında elmas büyütme adı gayet yerindedir.
Ekonomik sebeplerden dolayı bir elmasın büyümesi, kırat üstüne çıkınca sonlandırılmaktadır. Araştırma amacıyla De Beers’in Elmas Araştırma Laboratuvarı’nın bu süreci uzatarak 25 kıratlık bir elmas elde etmiştir.

Dünyada çıkarılan elmasların pek çoğu nasıl ki endüstriyel amaçla kullanılmaktadır, sentetik elmaslar için de aynısını diyebiliriz. Başlarda doğalından daha pahalıya mal olan sentetik elmaslar yalnız bilimsel araştırma olarak çalışmalarda kalıyordu, teknolojinin ilerlemesi ve keşfedilen yeni yöntemlerle artık doğalından daha uyguna elde edilebilmektedir.







Pırlanta eğitimlerimize katılmak için başvuru formundan veya egitim@sinapirlanta.com mail adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

3 Eylül 2019 Salı

Sentetik Elmas - Sentetik Pırlanta Nedir?


Sentetik elmas, elmasın doğal oluşum koşullarını laboratuvar ortamında sağlayarak elde edilen elmaslardır. Kimyasal ve fiziksel bütün özellikleri aynı olduğu için doğal elmas ile sentetik elmasın ayırt edilmesi gelişmiş laboratuvarlarda gemolojik cihazlarla yapılabilmektedir.

Doğal pırlanta ile sentetik pırlanta arasında insan gözüyle anlaşılacak bir farkı yoktur.


Elmas bilindiği üzere ender bulunan ama pek çok alanda kullanılan bir madendir. Özellikle endüstride kullanılan elmas miktarının, mücevher sektöründekinden dört kat fazla olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle sertliğinden yararlanarak, pek çok kesim işleminin elmas kullanarak yapıldığı bilinen bir gerçektir. Doğada çıkan elmasların pek çoğu zaten mücevher kalitesinde olmayan, yani genelde opak, içinin doluluğundan ışıltı veremeyecek halde veya renk itibariyle de cazip olmayan halde olduğu bilinmektedir. Evet, özellikleri talep edilen şekilde olmayabilir ama fiziksel özellikleriyle sanayide büyük bir kullanım alanına sahiptir. Elmaslar nadir bulunduğu ve çıkarılmasının zahmetinden dolayı da değerlidir. Sanayide elmasın yerini alabilecek başka bir şey aranırken bir yandan da elmasın sentetiği üzerine çalışmalara başlanmıştır.


Uzun uğraşlar sonucunda laboratuvar ortamında elmas üretilebilmiştir. O dönemde teknoloji itibariyle de sentetiği doğalından pahalıya mal olduğu için bilimsel araştırma olarak devam edildi piyasaya satışı gerçekleşmedi.  İlerleyen teknolojiyle daha uyguna mal edildi ve öncelikle endüstride kullanılacak elmaslar üretildi. Kristal yapısındaki hatalar üzerine de teknikler geliştirilince mücevher kalitesinde elmaslar üretilmeye başlandı.


Maalesef, ülkemizde sentetik elmas denilince taklit bir taştan bahsediliyormuş gibi algı mevcut. Gerçi bunun başlıca sebebi, sentetik elmasların artık doğalından daha ucuza mal edilebilmesidir. Sentetik elmaslar doğal fiyatına satılmaya çalışılınca kuyumculuk sektörü de haliyle tepki göstermiştir.



Doğal pırlanta ile sentetik pırlanta


Bir yanda doğal elmaslar en azından 1 milyar yıldır bu dünyada yer alırken ve hatta doğanın parmak izi dediğimiz her biri mutlaka birbirinden farklı özellikler taşırken, diğer yanda daha birkaç hafta önce şu anki formuna kavuşmuş olan fabrikasyon gibi her biri birbirine benzeyen sentetik elmaslardan bahsediyoruz. Ama bir bakıma da bakılacak olursa doğal elmasların da kusursuz olanları daha revaçtadır ve sentetik elmaslar artık üstün kalitede üretilebilmektedir. Başka bir açıdan da bakınca, maalesef hala vatanlarında bulunan elmaslar yüzünden pek çok millet sömürülmektedir, ama sentetik elmasta “kanlı elmas” olarak da adlandırılan her hangi bir durum söz konusu değildir. Evet, bunun gibi pek çok sebepten ötürü sentetik elmas konusunda bir karmaşa söz konusudur.


Sentetik elmas konusundaki gidişat gösteriyor ki, insanların aklındaki soru işareti giderildikçe sentetik elmasların pazardaki payı artacaktır. Bunun için elbette ki, sentetik elması satarken sentetik olduğunun belirtilmesi gerekmektedir. Tabii ki, sertifikalı pırlanta almanın bu konudaki soru işaretlerini gidermesi kadar da açık bir şey yok.


Pırlanta eğitimlerimize katılmak için başvuru formundan veya egitim@sinapirlanta.com mail adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

2 Eylül 2019 Pazartesi

Dünyanın En Büyük Elmasları - Excelsior


30 Haziran 1893’te Güney Afrika’daki Jagersfontein madeninden çıkarılmıştır. 995.2 kırat olan Excelsior döneminin en büyük elmasıydı. 1905’te Cullinan elması bulunana kadar da öyle devam etti.
Elması bulan çalışan şefini es geçip maden müdürüne kendi eliyle elması teslim edince nakit 500 dolar, güzel bir eğer ve bir de atı ödül olarak almıştır. Elmasın bulunduğu gün madencilik şirketi ile Londra’daki elmasları satın alan şirket arasındaki sözleşme sona ermişti. Sonradan yapılan anlaşma ile elmasın satılmasından gelecek geliri ikiye bölme kararı alındı.


Excelsior'un ham hali


Şekli bir açıdan bakıldığında somun ekmeği başka bir açıdan bakıldığındaysa dağı anımsatan elmasa “daha yüksek” anlamına gelen Excelsior adı verilmiştir.

Excelsior elması incelendiğinde G rengi hafif mavimsi bir tonda ve içinde siyah karbonlar bulunduran bir yapıda olduğu anlaşıldı. Bir rivayete göre bundan dolayı da 1895’te düzenlenen İngiltere Kraliçesi Victoria’nın elmas yıl dönümünde 650.8 kıratlık Jubilee elması Excelsior’u gölgelemiştir.

Beklenilen ilgiyi görmeyen Excelsior on sene kadar Londra’da bir kasada kaldıktan sonra işlenmesi için dönemin önde gelen isimlerinden Amsterdam’daki Asscher elmas kesimcilerine gönderilmiştir. İçindeki siyah kristallerden ötürü büyük bir elmas kesilmesi uygun görülmemiştir. En büyüğü 69.68 kırat olacak şekilde on bir büyük parçaya ve kırat üstü gelen on küçük parçaya ayrılmıştır. Bir elmasın başına gelebilecek en büyük trajedi olarak görüldü. O dönemin en büyük işlenmiş elması olarak kesilmesi bekleniyordu. Sonuç çok şaşırtıcı olunca Excelsior ne büyük bir satışa çıkabildi ne de müzelerde sergilendi.


Excelsior'un kesim öncesi incelendiği andan bir kare


Excelsior’dan kesilen büyük parçalar şu şekildedir;

Excelcior I: Armut şeklinde kesilen bu taş 69.68 kırattır

Excelsior II: Armut şeklinde kesilmiş ve 47.03 kırattır.

Excelsior III: Markiz formunda kesilmiştir, 46.90 kırattır

Excelsior IV: Armut şeklinde kesilmiştir ve 40.23 kırattır

Excelsior V: Markiz şeklindedir ve 34.91 kırattır

Excelsior VI: Markiz şeklindedir ve 28.61 kırattır

Excelsior VII: Armut şeklindedir ve 26.30 kırattır

Excelsior VIII: Armut şeklindedir ve 24.31 kırattır

Excelsior IX: Armut şeklindedir ve 16.78 kırattır

Excelsior X: Armut şeklindedir ve 13.86 kırattır

Excelsior XI: Armut şeklindedir ve 9.82 kırattır


Ayrı olarak satılan taşlardan üç tanesini Tiffany & Co. Firmasının satın aldığı bilinmektedir. 1939 yılında New York’ta düzenlenen Dünya Fuarında De Beers’İn markiz formdaki taşlardan birisini sergiledi kayıtlara geçmiştir.

Bir bilekliğin orta taşı olan Excelsior I


Hiç şüphesiz ki en önemlisi 69.68 kırat olan en büyük parçasıdır. 1991 yılının Mayıs ayında satışa çıkan pırlanta GIA tarafından incelenip G VS2 kalitesinde olduğu açıklanmıştır. 1996 yılında tekrar satışa çıkan pırlantayı 2 milyon 642 bin dolara Robert Mouawad’ın satın aldığı bilinmektedir.
Bir bileklikte yer alan bu pırlanta Robert Mouawad’ın koleksiyonundaki en büyük dokuzuncu pırlanta olarak açıklanmıştır.








Pırlanta eğitimlerimize katılmak için başvuru formundan veya egitim@sinapirlanta.com mail adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

31 Ağustos 2019 Cumartesi

Elmas nasıl kesilir?


Elmas, bildiğimiz gibi doğada bulunabilen en sert maddedir. Bundan dolayı da elmasın ancak başka bir elmasla kesilebileceğinden bahsetmiştik zaten. Ama elmas kesim teknikleri sürekli kendini geliştirmektedir. Elmas değerli bir maden olduğu için ona zarar vermeden, değerini düşürmeden ve en az fireyle nasıl kesilebileceği üzerine durmadan çalışmalar yapılmıştır. En eski tekniklerden günümüze elmasın nasıl kesildiğini inceleyelim.


Elmas işlendikçe düz yüzeylere kavuştukça parıltısının arttığı fark edilmiştir. Bunun için de elması farklı tarzlarda kesip ışıltının daha da yükseği sürekli aranmıştır. Peki, dünyanın en sert madeni nasıl kesilebilir? Evet, elması ancak başka bir elmasın kesebileceğini biliyoruz ama elması oluşturan karbon arasında dilinim dediğimiz bir yön vardır. Bunu kabaca, kağıtları nasıl ki bir yönden yırtarken düzgün bir yol izlediği ancak farklı bir yönden yırtarken kıvrılarak gittiğine benzetebiliriz. Ama elbette ki elmasın kağıttan çok farklı olduğunu ve onu kesmenin o kadar olmadığını unutmayalım.
Ham elmas kesim ustası tarafından incelenerek içinden nasıl bir taş çıkacağını ve diliniminin yönünü belirler.

 Ham elmasın kesim ustası tarafından incelenmesi


İncelemesini bitirdikten sonra karar verdiği kesme yönünü işaretleyerek kesim işlemine geçer. İşaretlenen yerden taşa ince uçlu sert bir kesici tutturulur ve ufak bir darbe ile taşın o doğrultuda yarılması sağlanır. Bu işlem ciddi bir tecrübe ve hassaslık gerektirir. Bu kesilen yüzey taşın tablası olacak şekilde kesime devam edilir.

Elmas kesiminin aşamaları


Teknolojiyle elmas kesim işlemi elbette ki insan hatasını en aza düşürecek hale geldi. Artık bilgisayar programları ham elmastan nasıl bir pırlanta çıkacağına dair bilgiler veriyor. Kesim yönüne karar verildikten sonra artık yarma işlemi yerine lazerle kesim yapılmaktadır. Lazerle taşın ana formu da oluşturulabilmektedir. Daha önceki teknikte ise rondist denilen taşı yuvarlaklaştırma işlemi yapılmaktaydı. Elmaslar birbirine sürtünerek yuvarlaklaşır. Oradan sonra da artık fasetlerin oluşturulması kalır. Yüzeyi elmas tozlarından oluşan dönen diske taş belli açılardan temas ettirilerek tabiri caizse zımparalanır. Farklı açılardan yapılan bu işlemde yedirilerek bütün fasetler oluşur.

Elmas fasetlenirken ayrıca dikkat edilmesi gereken bir konu da taşa uygulanan basınçtır. Pırlantalarda sıkça gördüğümüz izlerden birisi yarıktır. Yarıklar elmasın oluşumu veya kesimi esnasında maruz kaldığı basınçtan dolayı oluşan yüzeyden taşın derinine olan açılmalardır. Pırlanta kesilirken yarıklar oluşursa VS kalitesindeki bir taş SI sınıfa rahatça düşebilir. Fasetleme esnasında taşa uygulanan basınca o yüzden dikkat etmek gerekir. Pırlantanın bir faseti oluşturulurken diskte fazla kalırsa fasetin boyutu büyüyebilir ve taşın simetri kalitesi de düşebilir. Öyle bir hataya düşmemek için de fasetleme işlemi kısa kısa yapılır, arada kontrol edilir. Aslında bir burada kabaca bahsediyoruz bu konudan. Dünyanın en sert maddesinin intizamlı kesildiğini düşünürsek zaten ne denli ince ve zahmetli bir iş olduğunu anlayabiliriz. Dünyanın en büyük elmaslarını anlatırken kesim işleminin aylar ve yıllar boyunca sürdüğünden bahsetmiştik zaten.



Elmasın modern kesim işlemi


Elmasın lazerle kesim işlemi

Pırlanta eğitimlerimize katılmak için başvuru formundan veya egitim@sinapirlanta.com mail adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.


30 Ağustos 2019 Cuma

Dünyanın En Büyük Elmasları - Lesedi La Rona


16 Kasım 2015’te Botsvana’daki Karowe madeninden çıkarılan elmas 1111 kırat yani 222.2 gram ağırlığıyla dünyanın mücevher kalitesindeki en büyük ikinci elması olma özelliğini taşımaktadır.

Teknolojik ekipmanlarla işletilen madenden 200 metre derinlikte bulanan Lesedi La Rona’nın 2.5 milyar yaşında olduğu ifade edilmektedir. Lesedi La Rona’dan bir gün sonra da aynı bölgeden 813 ve 374 kırat ağırlığında iki büyük elmasın daha çıkarıldığı belirtilmiştir. 1111 kıratlık taş önce madenin adıyla Karowe olarak, sonrasında da çıkarıldığı kanalın adıyla AK6 olarak anıldı.

Lesedi La Rona'nın ham hali

2016’da madenin sahibi olan Kanadalı firma Lucara Diamond’ın yetkilileri elmasa isim vermek için öneri ve talep toplamaya başlamıştır. Posta yoluyla 11 bin kısa mesaj olarak da bin adet başvuru alındığı belirtilmiştir. Yarışmanın sonunda ise 9 Şubat 2016’da Tswana dilinde “ışığımız” anlamına gelen “Lesedi La Rona” adı verildiğini ilan edildi. İsmi teklif eden kişinin bu elması Botsvana’nın umudu, gururu ve ışığı olarak gördüğü ifade edilmiştir.

Dünyanın en büyük ikinci elması Lesedi La Rona  Anvers, New York, Hong Kong ve Singapur gibi elmas ticaret merkezlerinde sergilenmiştir.

Değeri belirlenmeye çalışılan taşın tip 2a gurubunda olduğu saptanmıştır. Elmas madenciliği konusunda uzman olan Phil Swinfen, Lesedi La Rona’ya yakın taşlar üzerinden yaptığı fiyat araştırmasında 40 ila 60 milyon dolar arası bir fiyata alıcı bulacağını tahmin etmiştir. Ham halde satışa çıkan elmas 29 Haziran 2016’da bağımsız bir açık arttırmada 50 milyon dolara satılmıştır. Eylül 2017’de ise tekrar satışa çıkmış ve 53 milyon dolara İngiliz Kuyumcu Graff Diamonds’a satılmıştır.

Lesedi La Rona işlendikten sonra çıkan 302.37 kırat zümrüt kesim

Graff Diamonds bu nadide taşı özenle kesmek için özel bir yazılım geliştirmiştir ve 302.37 kırat ağırlığında dünyanın en büyük zümrüt kesim elmasını çıkarmıştır. Geriye kalan parçalardan da 66 adet küçük elmas elde edilmiştir. 26 kırat ila 1 kırat arasında değişen bu taşlar GIA (Gemological Institute of America)tarafından incelenip sertifikalanmıştır. Tamamen saf karbondan oluşan bu tip 2a pırlantalar D rengindedir. Her bir taşın kemerine lazerler “Graff, Lesedi La Rona” ve GIA sertifika numarası yazılmıştır.

Taşın kemerine lazerle ismi yazılmıştır








Pırlanta eğitimlerimize katılmak için başvuru formundan veya egitim@sinapirlanta.com mail adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

29 Ağustos 2019 Perşembe

Dünyanın En Büyük Elmasları - Cullinan


26 Ocak 1905’te Güney Afrika’nın Gauteng eyaletinde bulunan, Petra Diamonds’a ait olan Premier madeninden çıkarılmıştır. Yeryüzünün 450 – 650 km altında oluştuğu ve 1.18 milyar yıl önce yüzeye yaklaştığı düşünülmektedir. 1902’de maden işletilmeye başlandıktan üç yıl sonra 5.5 metre derinlikte bulunmuştur.


Cullinan Elmasının Tanıtımından Bir Kare


O zamana kadar bulunmuş olan en büyük elmas namını taşıyan 1893’te Güney Afrika’da bulunan 995 kırat ağırlığındaki Excelsior Diamond’dan üç kat büyük bir elmas bulununca gündeme oturdu. 3106.75 kırat yani 621.35 gram ağırlığındaki elmas çıkarılışının ardından 8 – 9 bin kişinin katıldığı belirtilen halka açık bir yerde sergilendi. Londra’da satışa çıkarmak için, elması naklederken peşine düşecek olan muhtemel hırsızları yanıltmak amaçlı özel korumalarla sahte taş gemiye bindirilirken orijinal taşın da basit bir kutuda İngiltere Kraliyetine posta ile gönderildiğinden bahsedilir.

Şimdiye kadar bulunan mücevher kalitesindeki en büyük elmas ünvanını hala elinde tutan Cullinan elmasına ismi ise, çıkarıldığı madeni işletmeye açan Sir Thomas Cullinan’dan gelmektedir. Gazeteciler o zamana kadar bilinen en büyük elmastan üç kat daha büyük elmasın haberini yaparken Cullinan olarak nitelendirirler ve ismi de öylece kalır.

Ham haldeki taş işlenmek içinse o zamanların en önemli elmas kesicilerinden Asscher kardeşlere gönderilir. Nakliyesi sırasında çalınma ihtimalini ortadan kaldırmak için Kraliyet Donanmasının boş bir paketle aynı taktiği yaptığından bahsedilir. Kesim işleminin de sekiz ay sürdüğü ve o zamanki teknolojiyle daha da zor olduğu için çelik bıçakların kırıldığından bahsedilir.

9 adet büyük parçaya ve 96 adet küçük parçaya ayrılan elmasın en büyük iki parçasının 7. Edward’a gönderildiği, diğer parçaların da kesim ücretine müteakiben Asscher kardeşlere bırakılmıştır.


Kesilen Cullinan elmasının büyük dokuz parçası


Ufak taşlar elden çıkarılırken üst düzey renginden ötürü dikkat çekiyordu. Bunun üzerine taşlara inceleme yapılmıştır. Saf karbondan oluştuğu ve tip 2a gurubuna dahil olduğu belirlenmiştir.

Bu büyük dokuz parçadan kısaca bahsedelim.

Cullinan I: Damla şeklinde kesilen en büyük parça 530.2 kırat gelmektedir. İngiltere Kraliyetinin asasında bulunmaktadır.

Cullinan II: Yastık şeklinde (Cushion cut) kesilen ikinci en büyük parça 317.4 kırat ağırlığındadır. İngiltere Kraliyetinin tacında yer almaktadır.

Cullinan III: 94.4 kırat ağırlığında olan bu pırlanta taç giyme törenlerinde kullanılan taçta yer almaktadır.

Cullinan IV: 63.6 kırat gelen bu pırlanta da bir çok yerde kullanılmıştır. Daha ziyade broşta ve tahtta kullanılmıştır.

Cullinan V: 18.8 kırat kalp şeklinde kesilmiştir. Kolyede kullanıldığından bahsedilmiştir.

Cullinan VI: 11.5 kırat markiz(mekik) şeklinde kesilmiştir.

Cullinan VII: 8.8 kırat ağırlığında markiz kesilmiştir.

Cullinan VIII: 6.8 kırat olan pırlantanın dörtgen formda kesildiğinden bahsedilmiştir.

Cullinan IX: 4.39 kırat olan bu pırlanta basamaklı damla formundadır ve adını taşıdığı platin bir yüzükte olduğu bilinmektedir.






Pırlanta eğitimlerimize katılmak için başvuru formundan veya egitim@sinapirlanta.com mail adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Pırlantanın Anatomisi


Pırlantanın formunu üç bölüme ayırıyoruz; taç (crown), kemer (girdle) ve külah (pavillion).

Elmasın işlenmiş her bir yüzeyine de faset denilir. Şekillerine göre de her bir fasetin ismi bulunur. Taç kısmından başlayacak olursak; 

Pırlantada en büyük fasetine “tabla (1)” denir. Tablanın etrafını çevreleyen üçgen fasetlere  “yıldız faseti (8)”, oradan da alta doğru bezel ya da şev (8) faseti ve kemerle buluşanlara ise “üst yarım ya da üst kemer faseti (16)” adı verilir. Kemerin altında üst yarım fasetlerinin hizasından aşağı doğru olan yüzeye de “alt yarım ya da alt kemer faseti (16)”, onların arasından da külah ucuna doğru olanlara ise “külah yıldızı (8)” adı verilmiştir.






Pırlanta kesimin taç kısmında 33 tane, külah kısmındaysa 24 tane faset ile 57adet fasetten oluşur. Elmas doğanın en sert maddesine olmasına rağmen elbette ki onunda kırılmaya karşı daha hassas olduğu durum ve yerleri vardır. Külah ucu da bu hassas yerlerden birisidir. Her şeyde olduğu gibi incelen bölümler daha kırılgandır. Bunun için de pırlantanın külah ucunda kırılmaya sebebiyet vermeden kesildiği görülmektedir. Külah ucunun kesildiği durumlarda da 58 tane faseti vardır diye kabul edilir. Elbette ki bunun kırılmış bir bölümü düzeltmek veya ham elmasın sivrilmeye gidecek kadar yeri olmaması gibi durumlarda yapıldığı da bilinmektedir. Burada önemli olan külah ucundaki fasetin boyutudur. Belli bir ölçüye kadar olanlarda bir etki farkı görülmezken faset büyüdükçe de kesim kalitesinde sınıfı değişir.

Marcel Tolkowsky’nin 1919 yılında tasarladığı “Full Cut Brilliant” bizim pırlanta olarak tanımladığımız bu form, o dönem için büyük bir buluştu. Pırlantanın maksimum parıltılı formu olarak tanıtıldı. Ancak ilerleyen zamanlarda daha farklı kesim tarzları da gündeme geldi.



           1940 yılında geliştirilmiş olan                                                         1949 yılında geliştirilmiş olan
          86 fasetten oluşan - King Cut                                 102 fasetten oluşan – Magna Cut


               




 











Başlıca örnek olarak bu iki kesimi sunabiliriz ancak pırlanta kesim üzerine pek çok çalışma yapılmıştır. Evet, pırlanta kesimden daha parıltılı formlar elde edilmiştir ancak faset sayısı arttığı ve faset boylarının küçülmesiyle pırlantanın o yalın şıklığı kaybedildiği için bu kesimler tutulmamıştır.



Tolkowsky’nin 1919’daki kesim tarzı Amerika Birleşik Devletlerinde ideal kesim kabul görür. Zaman içerisinde farklı kesim tarzlarının aranmasının yanı sıra elde olan ideal kesimin üzerine geliştirme çalışmaları yapılmıştır. 1926’da Johnson ve Roesch bu adımı atanlardır. Yaptıkları çalışma kalıcı bir hal almasa bile başkalarına örnek olmuştur. 1939 yılında Eppler’in tecrübesiyle geliştirdiği kesim oranlarıyla parlaklık artmıştır ve Almanya’da pırlanta kesim standardı olarak kabul görmüştür. 1951 yılında Parker’ın çalıştığı kesim oranlarında yansıma artarken dispersiyon düştüğü için pek kabul görmemiştir. 1968 yılında da İskandinav standardı olarak tanıtılan ve İskandinav ülkelerinde kabul gören bir kesim oranları da ortaya çıkmıştır. 1972 yılında ise matematiksel olarak maksimum parlaklığın elde edildiği Eulitz oranları bulunmuştur.



Pırlanta eğitimlerimize katılmak için başvuru formundan veya egitim@sinapirlanta.com mail adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.


27 Ağustos 2019 Salı

Elmas Kesiminin Tarihi


Elmasın insanları etkileyen özelliklerinden birisi de işlenememesiydi. Elmasın kesilip işlenmesine Venedik’te başlandığı düşünülmektedir. Fakat kayıt altına alınan (veya ulaşılabilen kayıtlara göre) ilk elmas kesim loncası 1550’de Antwerp’te kurulmuştur. Bilindiği kadarıyla da 1375 yılında uç kesim (point cut) elmasın işlenmiş ilk formudur.

Elmas işlendikçe pırıltısının arttığı fark edilmiş ve kesim ustaları onun en pırıltılı halini ortaya çıkarmak için çabalamıştır. Kayıtlarda bulunan ilk kesim ustası Belçikalı Louis de Berquem, onu takip eden ün kazanmış ustalar ise kesim tarzlarına adını da veren Fransız Kardinal Mazarin ve İtalyan Kardinal Peruzzi’dir. Eski maden kesim (old mine cut – peruzzi cut) taşları eski takılarda sıkça görürüz. 

Yıllara göre elmas kesim türleri



Çarşıda vit vit kesim olarak anılan taş ise literatürde single cut diye geçer. Vit Fransızca sekiz demektir. Vit vit denmesinin sebebi de taşın üst ve alt bölümlerinde sekizer yüzey olmasıdır, yani aslında sekize sekiz olarak da Türkçeye çevirebiliriz.


Gül kesim (rose cut) elmaslar külahı olmayan yassı formdadır. 1520’lerde bu kesimin geliştiği düşünülmektedir. Osmanlı döneminde de popüler bir kesim tarzıydı. Bir dönem İstanbul'un dünyanın sayılı elmas kesilen yerleri arasında bulunduğu bilinmektedir. Artık genelde antik takılarda veya eski tarz ürünlerde görebiliyoruz gül kesim elmasları.

Gül kesim elmaslarda külah kısmı olmadığı için ışığı içinden geçirip gönderir, pırlanta gibi içinde kırılıp yansıyarak parıldamaz. Gül kesimde bu parıldamayı sağlamak için taşın altına kurşundan oluşan foya denilen bir malzeme çekilir. “Foyası ortaya çıktı.” Deyimindeki foya buradan gelir.

Topkapı Sarayı’nda sergilenen kaşıkçı elması da armut formunda bir gül kesim elmastır.


Gül kesim elmaslarda faset yapılarında da farklılık görülmektedir. Faset sayıları 3'ten 24'e kadar değişebilir. Genelde alt tarafı üstü bombeli olarak fasetlerden oluşur ama bazen alt üst iki yönlü olarak da kesilebilir. Gül kesim elmasların külahı olmadığı için aynı çaptaki pırlantaya göre daha hafif gelir. 

Elmas üzerine farklı kesim tarzları her geçen gün daha da gelişmiştir. 
Modern kesim veya full cut brilliant olarak anılan, bizim de pırlanta dediğimiz kesim şekli 1919 yılında Polonyalı bir matemetikçi olan Marcel Tolkowsky tarafından ışığın havadan elmasa geçişi esnasındaki kırılma açısı ve hızına göre oluşturulmuştur. 




Bizim burada bahsettiğimiz elmas kesiminin tarihteki serüveni faset yapılarıyla alakalıdır. Elmasın kesimi simetrik olması nedeniyle yuvarlakta maksimum parlaklıktadır. Ondan dolayı da yuvarlak kesimle ilerleme sağlanmıştır.




Pırlanta eğitimlerimize katılmak için başvuru formundan veya egitim@sinapirlanta.com mail adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.



Tektaş Yüzük Alırken Nelere Dikkat Etmeli?

Bir tektaş yüzük alırken dikkat edilecek pek çok husus vardır. Şimdi bu konuları biraz ele alalım. Tektaş yüzük günümüzde evlenme teklifl...